Yeşil ve kırmızı bir karpuza bir de bu mevsime çok yakışıyor …

Ne oluyor bize anlamadım kurulu saat gibi her sene kasımın yirmileri dedin mi bir ağaç sevdasına tutuluyoruz ki eteklerimizi tutuşturuyor.

Bak bu sene de 24 ünü zor gördük mesela.

İçimizdeki season ateşi mi alevleniyor sonradan görme ateşlerle nedir bu.

Yok aslında…
Yaz tatili bitti, doğum günü evlilik yıldönümü geçti, bayram esti gitti… Ee ne kalıyor ki geriye eğlencelik, heveslenmelik.

Dün babayı yoğun tezaruhatlarla çağırdık eve susamış gibi ağaç kurmaya. Dolunayda uluyan kurtadamlar gibiydik inanılası değil ama. Oysa etrafta gördüğümüz ağaç falan da yok ki bulaştı diyelim kudurukluğu.

Neyse…
Kurduk süsledik rahatladık. Daha mı huzurlu uyuduk tartışmaya açık bir konu başlığı.
Geçen seneki laylayloma göre biraz daha itiş kakışın hakim olduğu” kızııım” “oğluuum”  kelimelerinin sündürüle uzatıla her cümleye serpiştirildiği, sonunda kısmi gözyaşılı bir akşam oldu ama…

Şimdi bu ağaç evin o köşesinde 37 gün nasıl sağlam ayakta durur evin baş idda konusu.
Bence haftasonunu görmez kocaya göre iki hafta dayanır. Optimist insan ne yaparsın. İki hafta içinde o çekişme konusu kırmızı zincir kaç defa göz kırpar bu çocuklara bilmiyor mu oysa.

Comments